« Önceki ::

İSİMSİZ SEVGİLER

Divider
^^İSİMSİZ SEVGİLER^^
Divider
 

Size sevmesini öğretmediler sevgili,bize hep sevgiyi saklamasını öğrettiler.Hep bekletmeyi.,.hep ertelemeyi...bu yüzden biz kiminle birlikteysek bir diğerini ama hep uzakta olanı özledik,hiç dinmedi doyumsuzluğumuz,biz hep uzaktakini sevdik sevgili...yanımızdakini değil,odamızın duvarının arkasındakini değil,birşeyler paylaştığımızı değil,uzaklardakini,ulaşamadığımız kadar uzaklardakini sevdik...Yanımızdakileri kırıp geçirdik,incitip üzdük de, hep ulaşamadıklarımıza sakladık söyleyemediğimiz o güzel sözleri...


Özlediğimiz sevgiden delice korktuk biz sevgili. Sevmek bizim için sınırlarımızdan hiç çıkmamaktı. Kendi sınırlarımızda sevmek hep kapana kısılmaktı.Bu korku yüzünden hep karşımızdaki insanların sevgisini eksik bulduk,küçümsedik onların sevgisini,yeni heyecanlar arama isteği vardı.Bir kişide takılı kalmak ne kadar basit diyorduk. Gözümüz hep uçan kuşlardaydı.Yüksek dağların en tepesinden bakıyorduk insanlara biz. Sorun bizdeydi sevgili. Sevgiye inançsız olan bizdik...Bir insan bizi sevmeye başladığında,yenildiğinde sevgimize;ondan uzaklaşır, nasıl da tiksinirdik sevgilerinden biz. Ama bizden biraz uzaklaşmaya görsünler onları yana yakıla nasıl da arardık. Çünkü biz sevilmeye alışmıştık, hatırlasana nasıl da ihtiyaç duyardık seslerine, kokularına. Kaybolmuştuk dağıttığımız sevgilerde. Kim bizi seviyordu, biz kimi seviyorduk. Sınırlar erir, karışırdı herşey. Öksüz sahipsiz bir sevgimiz vardı ama onu kime vereceğimizi şaşırdık. İnanırlardı bize,inanırlardı o öksüz, sahipsiz, başıboş sevgimize. Çünkü çevremizdeki herkes o kadar hasretti ki sevgiye...Çünkü onlar da bizim gibi sınırlar içinde büyümüşlerdi. açılamıyorlardı,kendilerini tanıyamadan
çıkamazlardı, sınırdan izinsiz çıkış yoktu bize,sevgiye geçit yoktu.Kaç zamandır kendimizi kandırdık sevgili. Kimi sevenler şarkılarda yaşatır sevdiğini,kimi eski cüzdanındaki eski, soluk bir resimde, kimi ise hayallerle süslediği sınırlı dünyasında anlatacak çok şeyleri yoktur.Çok olan sadece çektikleri acılardır sınırlı dünyalarında.Bunu bilirler sevgili,ama kıramazlar zincirleri.


Aşkı,sevmeyi,sevilmeyi kendimizi adamayı o kadar çok özlemişken,aynı zamanda ikiyüzlülükte içimize işlemişti.Kendimden biliyorum,gözümüzde hayatımızın zerre kadar önemi yoktu.Gerektiğinde hayatımızı hiçe sayacak kadar kahraman ama bir o kadar da yalancı ve riyakardık sevgili.


Patlayıcı bir madde gibi taşırdık sevgileri.Kaygı dolu,ürküntü dolu bir sır gibi taşırdık sevgileri.Okuduğumuz yoksulluk romanlarında,gözyaşlarıyla seyrettiğimiz filmlerde anlatılan kahramanların hayatlarından daha berbattı hayatımız aslında.Ama kendimize duymadığımız şefkati onlara duyardık...Birbirimize ne kadar ne kadar üzüldüğümüzü gösteremediğimizden,birbirimizin derdine yeterince eğilemediğimiz için bu filmlerdeki kahramanların hayatlarına ağlardık doyasıya....
Aslında birbirimizi çok sevmek istiyorduk,ama nedense çok utanıyorduk bundan ve hep erteliyorduk.Yürürken sokakta karanlıklar eşlik ederdi yalnızlığımıza.Sokağın sonunda o gökyüzünün yalancılığı bizi de vururdu kaybolan o sahipsiz aşklarıda...


Biliyormusun bugüne kadar hep seviyormuşum gibi yaptım ben.Aslında onları tanımıyordum ben,ama yinede ihtiyacım vardı sevgilerine .Bağışlasınlar beni ve unutmasınlar,onlar adına onlardan daha çok acı çektim ben...
Bir tek seni tanıyorum aslında ben...Bir tek seni...
Dinliyorum anlat hadi...Demek sonsuza dek kaçıyormuş insan kendisinden
......

ALINTI

Yorum (yok) Yorum yaz!

ÖYKÜ

... Mavi Kurdele ...

 

New York'ta yasayan bir öğretmen, Lise son sınıfındaki öğrencilerinin "diğer insanlardan farklı özelliklerini" vurgulayarak onurlandırmaya karar vermiştir. California Del Mar'dan Helice Bridges tarafından geliştirilmiş süreci kullanarak, her bir öğrencisini teker teker tahtaya kaldırdı.Ilk önce öğrencilere sınıf ve kendisi için ne kadar özel olduklarını belirtti. Sonra her birine üzerinde altın harflerle "Siz çok önemlisiniz" yazılı birer mavi kurdele verdi. Daha sonra kabul görmenin toplum üzerinde ne gibi etkileri olacağını anlayabilmek amacıyla sınıfına bir proje yaptırmaya karar verdi. Her bir öğrencisine üçer tane daha kurdele verip, onlardan bu töreni gerçek dünyada devam ettirmelerini istedi. Öğrenciler, daha sonra sonuçları takip edecek, kimin kimi onurlandırdığını tespit edecek ve bir hafta boyunca sınıfa bilgi vereceklerdi.
Çocuklardan biri, gelecekteki kariyer çalışmaları içi kendisine yardımcı olan yakınlarındaki bir şirketin üst düzey görevlisini onurlandırmış, adamın yakasına mavi kurdeleyi iliştirmişti. Ardından, iki tane daha kurdele vermiş ve; "Sınıfça bu konuda bir projemiz var. Sizden onurlandırmanız için birini bulmanızı istiyoruz. Onurlandırdığınız insanlara ekstra kurdele de verin. Böylece onlarda bu projenin devam etmesi için başkalarını bulabilirler. Daha sonra, lütfen bana ne olduğu konusunda bilgi verin" diye rica etti. O gün üst yönetici, suratsız biri olarak bilinen patronunun yanına gitmeye karar
verdi. Patronun odasına girdi ve onun" is dünyasında bir deha olduğundan ötürü" onu takdir edip örnek aldığını söyledi. Bu mavi kurdele'yi yakasına takması için izin verip vermeyeceğini sordu? Şaşkına dönen patron; "Tabi ki" şeklinde cevap verdi. Yönetici de mavi kurdele'yi, patronun tam kalbinin üstüne, ceketine iliştirdi. Ekstra kurdeleyi verirken de; "Bana bir iyilik yapar misiniz?... Siz de bu kurdeleyi onurlandırmak istediğiniz birine verir misiniz?... Bunu bana veren çocuk, okulda bir proje yaptıklarını söyledi. Bu kabul görme töreninin devam etmesi gerekiyormuş. Böylece "bunun, insanları nasıl etkilediğini belirleyeceklermiş..." Dedi... O gece patron evine geldiğinde, on dört yaşındaki oğlunun yanına oturdu. "Bugün inanılmaz bir şey oldu" dedi. "Ofisteydim. Üst düzey yöneticilerimden biri içeri geldi, bana hayran olduğunu söyleyip, "iş dünyasında bu kadar basarili olduğum için göğsüme bu kurdeleyi iliştirdi... Bir hayal etmeğe çalış... Benim bir dahi olduğumu düşünüyor.. "Siz çok önemlisiniz" yazılı bu kurdeleyi tam göğsümün üstüne takti. Bana ekstra bir kurdele verdi ve onurlandıracak başka birini bulmamı istedi. Arabayla eve gelirken, bu mavi kurdeleyle kimi onurlandırabileceğimi düşündüm ve aklıma sen geldin... Ben "seni" onurlandırmak istiyorum. Günlerim aşırı yorucu geçiyor. Eve gelince sana pek
ilgi gösteremiyorum. Bazen derslerden aldığın notları beğenmeyince veya odanı toparlamayınca sana bağırıp çağırıyorum... Oysa bu gece bir şekilde buraya oturup, sana benim için ne kadar farklı ve özel olduğunu söylemek istedim. Annen gibi sen de benim hayatımdaki en önemli insansın. Sen mükemmel bir çocuksun."Seni seviyorum" diye devam etti...
Şaşkına dönen çocuk simdi ağlamaya başlamıştı... Bütün vücudu titriyordu... Başını kaldırdı, gözleri yas içinde olarak babasına baktı, ve: "Yarin intihar edecektim" baba, dedi... "Baba, ben senin...çünkü ben senin... beni hiç sevmediğini... beni hiç önemsemediğini düşünüyordum... Ama artık her şey çok farklı. Sen baba, su an... oğlunun hayatini kurtardın!..."

 

Sizin de sevginizi duymak, hissetmek isteyen insanların var olduğunu sakın unutmayın...

 

ALINTI

Yorum (yok) Yorum yaz!

avuçlarım kanıyor ...............

Yorum (yok) Yorum yaz!

AĞLAMA BEBEĞİM

Yorum (yok) Yorum yaz!

bu kadar masum olmak....................çocuk olmak.............

Yorum (yok) Yorum yaz!

hüzünlü bir bakış

Yorum (yok) Yorum yaz!

şiir

Sen, ben ve biz...

Sen ve Ben
iki tekilden
Bir cogul olan
Biz olduk
Hayatmizin dönemeç noktasinda
Bir yola ciktik
Uzun ve ince

Askimizi beraber büyüttük
Yeni yürüyen bir çogunun yürümesi
Derenin irmagini bulmasi gibiydi
Zorluklar ve imkansizliklari asiyorduk
Tek tek

Biz vardik
Sen ve Ben
Ben ve Senden
Olan bir düstük

Bizdik
sarkilar bizi söylüyordu
Kurulan bütün cümleler bizle baslayip bizle bitiyor
Gözlerimizde biz
Haylarimiz
Rüyalarimiz bizliydi

Biz asktik
içinde
Bahar
içinde
Huzur
içinde
Mutluluk
içinde
Sen
içinde
Ben
içinde
Biz
Vardik.

Bir hikayemiz vardi
ikimizin yazdigi
Kimseye anlatmadigimiz
Kimsenin bilmeyecegi ve anlayamayacagi
Bize ait ve bize mahsus

Biz sonra
Yol ayrimina geldik
Sen ve ben olduk
Çogullugumuz bitti
Beklenmedik bir zamanda düstük.
Hikayemizin en güzel yerine birkaç sayfa kalmisken
Beraber yazdigimiz hikayemizin içinden adini aldin
Hikayemiz
Hikayem oldu
Hikayemiz
Boynu büyük öksüz kaldi
Anlamsizlasti

Sen
Ben
Tekiz artik

Ben
Yorgun
Bitkin
Ürkek
Dalgin

Sen
Uzak
Yabanci
Giden
Dönen

Sen
Ve
Ben
Biz olalim diyorsun tekrar
Yasanmislarimi itelim bir kenara
Bir perde çekelim üzerine
Ve
Baslayalim biraktigimiz yerden

Ben
Ne
Yasanmisliklarimi
Ne de
Yasadiklarimi
Bir kenara itebilirim
Artik
Ben ve Ben
Varim
Sen
Yoksun


Alıntı

Yorum (yok) Yorum yaz!

ŞİİR

__ AGLADIM DÜN GECE__


Bitmiş  aşkıma , çalınmış  yıllarıma
Yalan  dostluklara , ihanetlere...

Agladım  dün  gece.......
Umutsuz  yarınlarıma
Acı  geçmişime .....
Elimden  alınmış  cocukluguma .

Agladım  dün  gece........
Başkasına  yar  olmuş  sevdama
İyi  günde  olup  zor  zamanda  terkeden
...........dostlara

Agladım  dün  gece....
Kahreden  yanlızlıgıma
Boşca  baktıgım  duvarlara
Yardan  kalan  ihanate
Dosttan  kalan  kırıklara ;

Agladım  dün  gece.....

Garipce  aynaya  baktım
Gördüm  ben  degildim
Baktıkca  aynaya  yansıyan
Geçmişime
Gördügüm  hatalarıma
İçimi  acıtan  pişmanlıklarıma

Agladım  dün  gece .....

Değmeyecek  insanlara
Fazla  deger  veripte  yordugum
kalbime
Beni  yok  edenlere
Agladım  dün  gece.....
Son  kez  yüzleştim  acılarımla
Beni  hep  üzenlere  son  kez  baktım
Son  kez  agladım  her  şeye
Agladım  dün  gece....

Sonra  acı  bir  gülümsemeyle
Veda  ettim  beni  kahreden  her  şeye
Son  haykırışlarımı  son  göz  yaşımı  akıttım
Agladım  dün  gece....
Son  kez  agladım......

20.04.07

Yasemin koza

Yorum (yok) Yorum yaz!

DUA

Tanrım Sana Sen Gibi Bir Sevgili Versin,,
Umarım Sende Onu Ben Gibi Seversin..
Sevdiğin Sever Sen Gibi Bir Başkasını,,
Sen Sevdiğini Seversin,,,Sevdiğin Bir Başkasını...


ALINTI

Yorum (yok) Yorum yaz!

SENİ AFFETMEYECEĞİM

   Evet sevgilim seni affetmeyeceğim . Çünkü seni asla aldatmadım , dürüst davrandım . Ama sen bu kelimeleri bana söylemekten geri adım atmadın . Oysa sen beni aldattın , bunun kanıtı bir can ortada ve ben o canı çok sevsemde her baktığımda beni aldattığını hatırlamak zorunda kalıyorum . Ve tüm bunlara rağmen seni affettim , hayatımda kalmana izin verdim . Sana bu tarz kelimeler kullanmadım , sabretmeye ve hatta imkânsızda olsa beni aldattığını unutmaya çalıştım . Oğlunu sevdim kendi evladımdan ayırmadan hemde , ki ona her baktığımda bana hatırlattıklarına rağmen -küçücük bir çocuğun suçu yok - dedim bu şerefsizlikte .

   Bana söylediklerinden ve beni suçlamandan dolayı seni asla affetmeyeceğim . Seni beni aldattığın zaman terketmeliymişim asıl , affetmemeliymişim . Çünkü sen sadece bir ihtimale bu kadar laf söyledin . Ya ben senin bana yaşattığın gerçekle ne yapmalıydım ? Her gün , her gece , her dakika burun buruna olduğum , kendini asla unutturmayan o gerçekle ... Demekki seni asla affetmemeliymişim ben . Hayatında bir yerim olmadan , gelmeyeceğin günleri , geceleri senin yolunu bekleyerek yaşadım ; kırıldım , incindim, yıprandım . Ama senin hayatında hiçbir değişiklik olmadı ve beni anlamadın bile . Şimdi anladın mı acaba ? Sen bir ihtimalle bu kadar sarsılırken , benim senin gerçeğinle nasıl bir cehennemde yaşadığımı ? Sen bir ihtimali aklından çıkaramazken ,  ben  yaşattığın gerçeğe rağmen senin yanında kalmaya , seni sevmeye devam ettiğim için aptalmışım demekki .

   Artık anlamışsındır bana yaşattığın cehennem ateşinin sıcaklığını ama bende şunu anladım . Bizim bir yolumuz , ortak bir hayatımız yok , olamazda . Sen bana yaşattıklarını anlamadın , ama beni hiç bir suçum yokken suçlayabildin . İşte bu yüzden seninle devam edemeyiz . Artık yoruldum .

 

Yorum (yok) Yorum yaz!